Felsefenin yazılı tarihi dikkate alındığında
çağları, farklı kültür ve medeniyetleri, farklı
dilleri etkileyen eser sahiplerinin başında hiç
şüphesiz Aristoteles gelir. Onun felsefe-bilim
tavrı, mantık örgüsüne bağlı kalarak oluşturduğu
külliyatının etki gücünü katlayarak artırmıştır.
Böylelikle eserleri, tarihin hemen her döneminde
yeniden tercüme ve şerh edilmiş, farklı kavrayış
biçimleri ile sürekli olarak güncellenmiştir. Onun
Fizik’i, klasik tercüme faaliyeti sırasında İshâk
b. Huneyn tarafından Grekçeden Arapçaya
aktarılmış, Mettâ b. Yûnus, İbnü’s-Semh, Yahyâ
b. Adî, İbn Bâcce ve İbn Rüşd üzerine şerhler
yazmışlardır. 16. yüzyıla gelindiğinde İoannis
Kottounios, Aristoteles’in Fizik’ini hem Arapçadan
Latinceye aktarılan filozof ve şarihlere hem de
Helenistik ve Orta Çağ filozof ve şarihlerine
başvurarak Latinceye tercüme etmiştir. Devasa
bir hacim kazanan bu eseri 17. yüzyılda bir
Osmanlı entelektüeli olan Yanyalı Esad Efendi
Arapçaya aktarmış, zaman zaman kendi fikir ve
düşüncelerini, zaman zaman da itirazlarını dile
getirerek telif-tercüme tarzında yeni bir metin
ortaya koyarak Şerhu Kütübi’s-semâniye (et-
Tâlîmu’s-Sâlis) adını vermiştir. Bu kitapta, Yanyalı
Esad Efendi’nin Fizik tercümesi incelenmiş,
zaman zaman Latince ve erken dönem Arapça
tercümeleriyle karşılaştırılmıştır. Böylelikle
kavramsal ve problematik olarak oluşan
farklılıklara işaret edilmiştir.