Semtü’l-vüsûl ilâ ilmi’l-usûl
Sözlükte “kök, esas, kaide” anlamındaki asl kelimesinin çoğulu usûlün fıkh kelimesine izâfe edilmesiyle oluşturulan ve temel İslâmî ilimlerden biri olan usûlü’l-fıkh “icmâlî delilleri ve fıkıh istinbatına ulaştıran kaideleri bilmek” şeklinde tanımlanır.
Ebü’l-Berekât en-Nesefî, gerek sistematik gerekse içerik bakımından küçük bazı takdim ve tehirler dışında, fukaha metoduyla yazılmış en önemli Hanefî usul kitaplarından biri olan Pezdevî’nin Kenzü’l-vüṣûl’ünden ihtisar edilmiştir.
Fasıl ve bab sistemine göre yazılan eserde bütün alt başlıklar, tertip ve tasnifler de yine Pezdevî’ye aittir.
Asırlarca medreselerde ders kitabı olarak okutulan Menârü’l-envâr üzerinde şerh, hâşiye, ihtisar ve tercüme olmak üzere birçok çalışma yapılmıştır.
İhtisarlarından bir tanesi de çok yönlü bir alim olan Hasan Kâfî Akhisârî’nin ihtisarıdır. Eserine “Semtü’l-vüsûl ilâ ilmi’l-usûl” ismini vermiş ve daha sonra kendisi şerh etmiştir.