Ah Bahar Ben, üzgün hissettiğim zamanlarda seninle tanıştığım günü hatırlayıp mutlu olan biriyim. O gün, haftalar boyunca göz değdirmece oynayan iki çocuk olmaktan sıkılıp yanına gelmeseydim, sen sonsuza dek bu oyunun içinde yaşardın da yine benim karşıma çıkamazdın. Zaten sen kütüphanede gördüğün bir erkeği çaktırmadan kesemeyecek kadar beceriksiz, o erkek ayağına geldiğinde ağlayacak kadar korkak ve neyin var dediğimde, annemi özledim, diyecek kadar çocuktun. İstanbul kıştı, senle beraber şehre bahar gelmişti.
Sancılı çocukluk yılları, ilk gençliğin kalp atışları, saf mutluluk, sınavdan geçmenin tarifsiz gururu... Ayak uydurmanın zorluğu, başarısızlık korkusu, aşkla tanışmanın ele avuca sığmayan heyecanı Bu kitap, evden çıkmadan ağza atılan bir kaşık pekmez gibi olağan, taze sağılmış bir bardak inek sütü gibi özlenen ve sanki alt katınızda yaşıyormuşçasına sıradan iki insanın öyküsüdür. Ozan ve Baharla tanışmaya hazır mısınız?